Bu günlerde eskilerin deyimi ile işler kesat. Modern deyimle likidite krizi var.
Yapacak şey ticaretin ilk yıllarına dönmektir. Takas yapmak becayiş yapmak.
Ben beni arayan firmalara şimdilerde bunu teklif ediyorum. Geçen hafta banner reklam karşılığı CNR'daki hediyelik eşya fuarından 12 metrekare stand aldık. Aralığın son haftası katılacağız.
Para dönmüyorsa elimizdeki imkanları sonuna kadar kullanıp bu çarkı çevireceğiz başka çare yok. Başa gelen çekilir.
Biz www.HediyeDenizi.com olarak şu anda günde 15 bin kişi tekil ziyaretçi ile 100 binden fazla sayfa görüntülenmesine sahibiz. Bknz. alexa.com
Mütevazi bir bloğumuz var. 3 bin üyeye yaklaşan bir facebook grubumuz var.
Bunların tanıtımı karşılığında sizin sitenizin ya da bloğunuzun,
-bütün sayfalarımızın altından 100x80 boyutunda banner tanıtımını yapabiliriz,
-daha kısıtlı sürelerde 468x60 sayfa üstlerinden tanıtımını yapabiliriz,
-facebook grubumuza sizi duyurabiliriz,
-düzenli mailinglerimizde tanıtımınızı yapabiliriz,
-üyelerinize veya arkadaşlarınıza alışverişlerinde indirim yapabiliriz,
-üye ve arkadaşlarınıza hediye puan tanımlayabiliriz,
-hediye puan ekstrelerimizin maillerinde duyuru yapabiliriz,
özetle birbirimizin kitlesine sitelerimizi tanıtmak için elden gelen ne varsa yaparız.
Bu gibi imkanları küçümsememek lazım, sonuçta ulaşmak istediğimiz kitleler bunlar.
Örneğin kısa sürede facebook grubumuz sayesinde facebook sitemize ikinci en çok ziyaretçi gönderen site konumuna yükseldi. Oldukça etkili trafik alıyoruz ve de insanlar memnun.
Lütfen konuyla ilgilenenler benimle bağlantıya geçsin.
fatih pakdamar
kaptan-ı derya
bilgi@hediyedenizi.com
212 554 7696 dahili 19
facebook
friend feed
blog
esnaf olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
esnaf olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Ekim 2008 Pazartesi
16 Eylül 2008 Salı
esnaf olmak müşteriyi memnun etmek
Müşteriler kendilerine hep misafir gibi davranılmasını beklerler.
-temiz, rahat, cazip, sıcak, ortam beklerler.
-güler yüzlü birisi tarafından karşılanmayı beklerler.
-profosyonel görünümlü ve üstü başı düzgün birisiyle konuşmak isterler.
-hemen ilgi beklerler.
-kendileriyle güçlü göz temasında bulunmanızı beklerler.
-düzgün biçimde telaffuz edilen ve doğru vurguyla söylenen bir şekilde, kendilerine adlarıyla hitap edilmesini beklerler.
-sadece sözle garanti değil sözcüklerin ötesinde eylem beklerler.
-iş hakkında tam bilgiye sahip insanlar trafından hizmet görmek isterler.
-mahremiyet beklerler.
-kedilerinin kaba, sert ve şikayetçi oldukları durumlarda bile sizin ilgili, dikkatli ve ılımlı bir ruh halinde olmanızı beklerler.
-süpriz beklerler. keyif veren sürprizler !
Bunları Capital dergisinde müşteriyi mutlu etme sanatı diye bir kitabın özetinden aldım. Başarının bir reçetesi olması ne güzel şey değil mi ?
Sizce de bu reçete başarı getirmez mi ?
iyi işler olsun.
-temiz, rahat, cazip, sıcak, ortam beklerler.
-güler yüzlü birisi tarafından karşılanmayı beklerler.
-profosyonel görünümlü ve üstü başı düzgün birisiyle konuşmak isterler.
-hemen ilgi beklerler.
-kendileriyle güçlü göz temasında bulunmanızı beklerler.
-düzgün biçimde telaffuz edilen ve doğru vurguyla söylenen bir şekilde, kendilerine adlarıyla hitap edilmesini beklerler.
-sadece sözle garanti değil sözcüklerin ötesinde eylem beklerler.
-iş hakkında tam bilgiye sahip insanlar trafından hizmet görmek isterler.
-mahremiyet beklerler.
-kedilerinin kaba, sert ve şikayetçi oldukları durumlarda bile sizin ilgili, dikkatli ve ılımlı bir ruh halinde olmanızı beklerler.
-süpriz beklerler. keyif veren sürprizler !
Bunları Capital dergisinde müşteriyi mutlu etme sanatı diye bir kitabın özetinden aldım. Başarının bir reçetesi olması ne güzel şey değil mi ?
Sizce de bu reçete başarı getirmez mi ?
iyi işler olsun.
16 Temmuz 2008 Çarşamba
ilk milyon dolarım
Emekliliğime sakladığım porojelereden biridir "İLK MİLYON DOLARIM".
Basitçe anlatırsam, emekli olunca bir kitap yazıyorum ilk milyon dolarımı nasıl kazandığımı şöyle bir hayat hikayemle de harmanlayarak anlatıyorum. Deli gibi satıyor 1 milyon dolar da kitaptan kazanıyorum.
Niyetimiz niyet :)
Şimdi bu projenin iki şekilde hayata geçirilme şansı var
1- Bu kitabı yazmak için gerçekten ilk bir milyon doları kazanmam lazım.
2-Aslında ortada bir milyon dolar yokken hayat hikayemi yazıp, kitabın satışından bir milyon doları kazanmam lazım.
Tabii bu durumda kitabın son sayfasına, "Sayın okurlar işte bütün olanlar oldu, ben çok çalışmama rağmen istediğim paraya ulaşamadım, ama kısmetse sizler bu kitabı aldığınız için ulaşacağım." yazılabilir. (sanki Secret başka bir taktik mi)
Bir ara 2 numaralı versiyonu düşünmedim değil ama Türkiye'deki kitap okuma oranı!! ve kitap fiyatları beni 1. maddeye yöneltti. Durum böyle olunca da işin bir orjinalliği kalmadı ben de artık birçoğu gibi ticaret yaparak para kazanmaya uğraşıyorum.
Yine de fikrin orjinalliğine saygımdan dolayı buna bir makale yazmak gerekir diye düşündüm.
:)
3 Temmuz 2008 Perşembe
Müşteriler Neden Ve Ne Zaman Satın Alırlar?
...Satış görevlisi ve diğer şirket çalışanları, satış süreci boyunca müşteriye iyi davranırlarsa, müşteride satın alma isteği uyanır...
HediyeDenizi.com satışlarını etkileyen faktörleri araştırıken ilginç bir makaleye rastladım. Biraz da eklemeler yaparak bu yazıyı oluşturdum. Satış herşeydir, diye düşünenlere çok faydalı olacağından eminim.
Müşteriler Neden Ve Ne Zaman Satın Alırlar?
İnsanların satın alma kararlarını etkileyen 2 faktör vardır. Kaybetme korkusu ve kazanma isteği. Müşteriyi satın almaya iten, büyük ihtimalle o ürünü ve hizmeti kullanamamaktan veya o ürüne veya hizmete sahip olamamaktan doğan memnuniyetsizlik hissidir. Çünkü satın alma kararının arkasında yatan temel itici güç, müşteri lehine “iyileşme” ve “gelişme”dir.
>>İyileşme ve gelişme adına ürüne ve hizmete ihtiyacı varsa,
>>Ürün ve hizmetin yararlarının müşteriye ne sağlayacağı onlara gösterilirse,
>>Müşteriler, ürünün ve hizmetin kendilerine sağlayacağı yararları ile ödedikleri para arasında olumlu yönde bir bağ kurarlarsa,
>>Satış görevlisi ve diğer şirket çalışanları, satış süreci boyunca müşteriye iyi davranırlarsa, müşteride satın alma isteği uyanır.
Satış temsilcisi, müşteride satın alma çekim gücü oluştururken ve motivasyon yaratırken, insanların karar vermelerini etkileyen yukarıdaki 2 unsuru hesaba katmalıdır. Satın almaya geçmeden önce müşterinin zihninde “şimdi”nin ve “gelecek”in resimleri vardır. Şimdiki durumda sahip olmamaktan kaynaklanan yoksunluğun verdiği huzursuzluk ve kaybetme korkusu ne kadar yoğunsa, müşterinin sahip olamamaktan kaynaklanan huzursuzluktan kurtulma dürtüsü de o kadar güçlü olur.
Müşteriler şimdiki durumdan gelecekteki duruma, doğru satın alma davranışında “çekim gücü” oluştuğunda geçerler. Bu sebeple, çekim ne kadar güçlü olursa, müşterinin satın alma olasılığı da o kadar yüksek olur. Satış süreci müşterinin zihninde hem şimdinin resmini hem de geleceğin resmini çizmeyi öngörür. Çünkü; müşteriler yoksunluktan uzaklaşarak tatmine yaklaşmak isterler. Bir şeyden yoksun kalmak, ona sahip olamamak ve onu alamamak muazzam derecede stres yaratır ve insana acı verir. Kişi, bu acıdan kurtulmak ve bir şeyden yoksun olma duygusunu yaşamamak için alışveriş yapar, yani satın alır.
Kaynak: İlhan Ürkmez’in “Yaratıcı Kaynak” isimli kitabından alınmıştır.
http://www.kobifinans.com.tr/tr/bilgi_merkezi/021401/15948 den alınmıştır.
Buna ek olarak benim söyleyeceklerim,
HediyeDenizi.com satışlarını etkileyen faktörleri araştırıken ilginç bir makaleye rastladım. Biraz da eklemeler yaparak bu yazıyı oluşturdum. Satış herşeydir, diye düşünenlere çok faydalı olacağından eminim.
Müşteriler Neden Ve Ne Zaman Satın Alırlar?
İnsanların satın alma kararlarını etkileyen 2 faktör vardır. Kaybetme korkusu ve kazanma isteği. Müşteriyi satın almaya iten, büyük ihtimalle o ürünü ve hizmeti kullanamamaktan veya o ürüne veya hizmete sahip olamamaktan doğan memnuniyetsizlik hissidir. Çünkü satın alma kararının arkasında yatan temel itici güç, müşteri lehine “iyileşme” ve “gelişme”dir.
>>İyileşme ve gelişme adına ürüne ve hizmete ihtiyacı varsa,
>>Ürün ve hizmetin yararlarının müşteriye ne sağlayacağı onlara gösterilirse,
>>Müşteriler, ürünün ve hizmetin kendilerine sağlayacağı yararları ile ödedikleri para arasında olumlu yönde bir bağ kurarlarsa,
>>Satış görevlisi ve diğer şirket çalışanları, satış süreci boyunca müşteriye iyi davranırlarsa, müşteride satın alma isteği uyanır.
Satış temsilcisi, müşteride satın alma çekim gücü oluştururken ve motivasyon yaratırken, insanların karar vermelerini etkileyen yukarıdaki 2 unsuru hesaba katmalıdır. Satın almaya geçmeden önce müşterinin zihninde “şimdi”nin ve “gelecek”in resimleri vardır. Şimdiki durumda sahip olmamaktan kaynaklanan yoksunluğun verdiği huzursuzluk ve kaybetme korkusu ne kadar yoğunsa, müşterinin sahip olamamaktan kaynaklanan huzursuzluktan kurtulma dürtüsü de o kadar güçlü olur.
Müşteriler şimdiki durumdan gelecekteki duruma, doğru satın alma davranışında “çekim gücü” oluştuğunda geçerler. Bu sebeple, çekim ne kadar güçlü olursa, müşterinin satın alma olasılığı da o kadar yüksek olur. Satış süreci müşterinin zihninde hem şimdinin resmini hem de geleceğin resmini çizmeyi öngörür. Çünkü; müşteriler yoksunluktan uzaklaşarak tatmine yaklaşmak isterler. Bir şeyden yoksun kalmak, ona sahip olamamak ve onu alamamak muazzam derecede stres yaratır ve insana acı verir. Kişi, bu acıdan kurtulmak ve bir şeyden yoksun olma duygusunu yaşamamak için alışveriş yapar, yani satın alır.
Kaynak: İlhan Ürkmez’in “Yaratıcı Kaynak” isimli kitabından alınmıştır.
http://www.kobifinans.com.tr/tr/bilgi_merkezi/021401/15948 den alınmıştır.
Buna ek olarak benim söyleyeceklerim,
işte bu sebeptendir ki,
"abi al bu lcd yi, pijamalarını giy rahat rahat kurul koltuğuna" denir
"yada al bu arabay,ı servisi unut, başın ağrımasın" denir
"artık eve kendi arabanla git, kimseyle uğraşma" denir
"yardımcı olmamı istermisiniz " denir
"bizim görevimiz size yardım etmek" denir
"tabii ki sizin kararınız, ama genelde bunu alanlar çok memnun" denir
onun için bir ürün ve hizmeti satarken bu ürün niye alınır alanı ne tür sıkıntılardan ne tür rahatıklara kavuşturur diye çok ciddi düşünmek ve bunu lisanı halle potansiyel alıcıya aktarmak gerekir.
"çoçuğu sevincekse"
"annesi onunla gurur duyacaksa"
"sevgilisi onu daha çok sevdiğini bilecekse"
"hediye almayınca arkadaşı üzülecekse"
"hediye almayınca arkadaşı üzülecekse"
bunu her fırsatta yazmak ve ona iletmek lazım değil mi ?
bunları yaptığınız her iş için çok iyi düşünelim
hiçbir şey yapamıyorsanız yurakarıda 4. madde de yazdığı gibi müşteriye iyi davranmak lazımmış.
Hepinize iyi satışlar.
Hepinize iyi satışlar.
12 Haziran 2008 Perşembe
Akıllı patron çalışanını kaybetmemek için her şeyi yapar.
Bu ikinci oldu elemanlarım beni bir konuda eleştirdi, demokrat bir adam olmaya çalışıyorum eleştirmek okey ama bu eleştiriyi haksız bulduğum için birşeyler yazmak lazım geldi.
Söz konusu eleştiri benim HediyeDenizi.com u
"çalışan çalışsın çalışmayan gitsin, şartlar bu..."
veya
"kimse vazgeçilemez değildir..."
"sen olmasan birini bulurum nasıl olsa..." anlayışı ile yönettiğimdi.
bunlara kesinlikle katılmıyorum
Geçen ay işten çıkardığımız 3 arkadaşınızda artık defalarca uyarıdan sonra bile düzelemeyen kronik devamsızlık ve işe gelmeme hastalığına yakalanmıştı. Onları motive etmek için elimizden geleni yaptık ödüllendirdik, cezalandırdık, tedavi için ne gerekiyorsa yaptık hem de aylarca yaptık ama artık yapacak birşey maalesef kalmamıştı .
Bu konuda en genel olarak görüşlerime gelince ataların bir sözü vardır "bir adama güvenip iş kurulmaz" diye. Ölüm var kalım var haklılar ama asıl olan kurumsal devamlılıktır.
ama yine de bütün bunlara rağmen hiçbir patron, ya da en azından çoğu patron zırt pırt çalışan değiştircek kadar
akılsız değildir.
Bir firma için en olumsuz şey zırt pırt çalışan değiştirmektir, tıpkı bir çalışan için de en olumsuz şeyin zırt pırt işyeri değiştirmek olduğu gibi.
Çünkü her eleman ayrı bir risktir,
işe alması vakittir paradır risktir,
diğer çalışanlarla uyuşması risktir,
hırlıdır hırsızdır, huyludur huysuzdur risktir,
ayrılması risktir,
şirket mahremiyetlerinin çiğnenmesi risktir,
yaşadığın duygusal anlar ( işten çıkarma anı gibi) sağlık açısından risktir,
tedarikçiler gözünde sık sık çalışan değişmesi risktir,
her geleni eğitmek firma kültürünü anlatmak paradır vakit kaybıdır risktir,
her gelen kafasına göre sistemi değiştirir risktir,
eski çalışanın iyi ilişkileri kayboluverir yenisi aynı ilişkileri kuramayabilir risktir,
çok kıymetli vakitler kaybolur risktir,
çok kıymetli vakitler kaybolur risktir,
bu konudaki çoğu adım risktir, risktir, risktir,
Asıl olan devamlılıktır, işte, evlilikte, dostlukta, hayatta, herşeyde.
AKILLI ve PARA KAZANMAYI İSTEYEN HER PATRON
ÇALIŞANI KAYBETMEMEK İÇİN HER ŞEYİ YAPAR
AMA YAPABİLECEKLERİ İMKANLARI DOĞRULTUSUNDADIR.
Beni eleştiren sayın çalışanlarım hadi samimiyetime inanmadınız (ya da ben size hissettiremedim) anlarım ama
hiç değilse zekama saygı duyun :)
Demek isitiyorum ki iş gören bir çalışanı kaybetmek aptallıktır, akılsızlıktır, beceriksizliktir... ...
Demek isitiyorum ki iş gören bir çalışanı kaybetmek aptallıktır, akılsızlıktır, beceriksizliktir... ...
Sizi seviyorum, işimi seviyorum, onu ayakta tutmak için herşeyi yaparım.
Kariyerinizi iyi planlayın, çok özeleştiri yapın.
Kariyerinizi iyi planlayın, çok özeleştiri yapın.
Siz de işinizi sevin, onun için uğraşın, çabalayın, kendinizi geliştirin, ve çok çalışın.
29 Mayıs 2008 Perşembe
Türkiye'nin En Verimli Firması Biziz
Çünkü en gönülden benim ekibim çalışıyor.
Bu makaleyi dışarıdan ordu gibi görünen bir avuç savaşçıma yazıyorum. Eski yeni hala aklında HediyeDenizi.com'un heyecanı olan bütün savaşçılarıma.
Neden bir savaş bu diye soracak olabilir okuyucularımız.
Çünki onlar duvarlarımızdaki bu yazıya bakarak çalıştılar hep,
İnternet sektörü ülkemizde oldukça zor yol katetti. Geleceğinin parlak olduğu hemde çok parlak olduğunda herkes hemfikirdi ama, gelişmesi bütün firmalar açısından oldukça sancılı oldu. Sektör her yıl katakat büyümesine rağmen bir çok firma yeşeremedi bile.
İşte bu ortamda HediyeDenizi.com ekibi alanındaki en iyi arama motoru posiyonunu yakaladı. Müşterilerin hepsini memnun etti.
Hızlı teslim için elinden gelen özveriyi gösterdi.
Üyelerinin mutlu alışveriş deneyimini önemsedi.
Bir paketin aynı gün çıkması günün en önemli işi oldu.
Uzun zaman az maliyetle çok iş yaptı.
Yukarıdaki bu sebeplerden benim firmam yani ekibim Türkiye'nin en verimli en yürekli ekibidir.
Hepsini tebrik ediyorum. İyiki varsınız.
Kaptan-ı Derya
Bu makaleyi dışarıdan ordu gibi görünen bir avuç savaşçıma yazıyorum. Eski yeni hala aklında HediyeDenizi.com'un heyecanı olan bütün savaşçılarıma.
Neden bir savaş bu diye soracak olabilir okuyucularımız.
Çünki onlar duvarlarımızdaki bu yazıya bakarak çalıştılar hep,
E-ticarete başladık arkadaşlar.
Balta girmemiş bir ormana giriyoruz.
Önümüze gelecek tüm dalları kesip yolu biz açacağız.
Ne tedarikçiler birşey biliyor olacak bu konuda, ne de müşterilerimiz.
Yani elimizi attığımız herşey SORUN olacak.
Ama bu yolu açacağız.
Ve bu işte sadece bir tek patron vardır, o da müşteridir.
Ve o, sadece parasını başka yere harcayarak, şirketteki herkesi kovabilir.
Balta girmemiş bir ormana giriyoruz.
Önümüze gelecek tüm dalları kesip yolu biz açacağız.
Ne tedarikçiler birşey biliyor olacak bu konuda, ne de müşterilerimiz.
Yani elimizi attığımız herşey SORUN olacak.
Ama bu yolu açacağız.
Ve bu işte sadece bir tek patron vardır, o da müşteridir.
Ve o, sadece parasını başka yere harcayarak, şirketteki herkesi kovabilir.
İnternet sektörü ülkemizde oldukça zor yol katetti. Geleceğinin parlak olduğu hemde çok parlak olduğunda herkes hemfikirdi ama, gelişmesi bütün firmalar açısından oldukça sancılı oldu. Sektör her yıl katakat büyümesine rağmen bir çok firma yeşeremedi bile.
İşte bu ortamda HediyeDenizi.com ekibi alanındaki en iyi arama motoru posiyonunu yakaladı. Müşterilerin hepsini memnun etti.
Hızlı teslim için elinden gelen özveriyi gösterdi.
Üyelerinin mutlu alışveriş deneyimini önemsedi.
Bir paketin aynı gün çıkması günün en önemli işi oldu.
Uzun zaman az maliyetle çok iş yaptı.
Yukarıdaki bu sebeplerden benim firmam yani ekibim Türkiye'nin en verimli en yürekli ekibidir.
Hepsini tebrik ediyorum. İyiki varsınız.
Kaptan-ı Derya
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
